BANNER HABER DETAY

KABLODER
12.06.2018

Kablo Sanayicileri Derneği (Kabloder) Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Aydoğdu:
“Son dönemde sektörde, yüksek oranda standart dışı üretim tespit ettik, bu durum hem bu ürünleri 
kullanan kişilerin can ve mal güvenliğini tehlikeye atıyor hem de ülkemizin imajını olumsuz etkiliyor”

 

Daha önceleri Kablo ve İletken Sanayicileri Derneği adı altında faaliyet gösteren Türk kablocuları 14 Mart’ta gerçekleştirilen Genel Kurul Toplantısı ile dernek isimlerini Kablo Sanayicileri Derneği –Kabloder olarak değiştirdiler. Bu değişikliğe neden gidildi, yeni yönetimin kablo sektörü ile ilgili projeleri-hedefleri neler?  Tüm bu konuları Kablo Sanayicileri Derneği (Kabloder) Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Aydoğdu ile konuştuk. 

Derneğinizin kurumsal kimliğinde değişikliğe gittiniz. Dernek ismini ve logosunu değiştirdiniz. Bu değişikliğin nedenleri nelerdir?
Derneğimiz bundan yaklaşık 20 yıl önce kurulduğunda, sektörümüzün yapısı bugünden çok farklıydı. Bu süreçte, dünya değişti, sektörümüz değişti ve Derneğimizin kimliği açısından, bu değişim ihtiyacına bir yanıt verme gerekliliği doğdu. Bu sebeple, Türk kablo sektörünün önde gelen ve Derneğimiz üyesi olan 20 firmanın katılımıyla, 14 Mart günü gerçekleştirdiğimiz Genel Kurul Toplantısı’nda, Derneğimiz’in yoluna Kablo Sanayicileri Derneği-Kabloder olarak devam etmesi yönünde karar aldık. Derneğimizin yeni adı Kabloder’in hem bu değişim ihtiyacına yanıt verdiğini hem de Derneğimizin eski adının (İletken) yarattığı kafa karışıklığını ortadan kaldırdığına inanıyoruz. Yeni ismimiz ve yeni kurumsal kimliğimiz var evet ama bakış açımız aynı, kurulduğumuz ilk günden bu yana Türk Kablo Sektörü’nün yararına faaliyetlerde bulunmayı sürdürüyoruz. 

Sizin başkanlığınızda oluşan yeni yönetim döneminde, dernek çalışmalarında ne gibi değişiklikler olacak? 
Yaklaşık bir yıldır Başkanlığını yaptığım Kabloder ile birlikte, oldukça yoğun bir çalışma dönemi içerisindeyiz. Kurulduğu günden bu yana Kabloder, üyelerinin beklentilerini aşan hizmetler sunarak, sektörüne ve ülkemize kattığı değeri durmaksızın arttırmak için çalışıyor. Kaliteli üretim konusunda firmaların bilinçlendirilmesi, denetimlerim artması, kalitesiz kablo kullanımının getireceği sonuçların aktarılması, tüketicilerin can ve mal güvenliğinin korunması Kabloder’in ortaya çıkış sebepleri arasında yer alıyor. 
Bir taraftan derneğimizin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulması ve bilinirliğinin artırılması çalışmalarını sürdürürken, diğer taraftan T.C Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T.C Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile geçmişteki konuların, devam eden mevcut çalışmaların geliştirilerek sürdürülmesini sağlamayı ve ülkemize ithal olarak giren kabloların kalite denetimlerinin yapılması ve uygun olmayan ithal ürünlerin engellenmesi konusunda çalışmalar yapmayı planlıyoruz.
Dernek olarak, iç piyasadaki ürünlerden muhtelif zamanlarda numuneler toplayıp, piyasa gözetim ve denetimi yapmaya ve sonuçları Türk Standartları Enstitüsü ve T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile paylaşmaya devam edeceğiz. Diğer taraftan İMSAD ve ETMD gibi sektördeki diğer etkin sivil toplum kuruluşları ile işbirliği çalışmaları yapıyor ve kablo sektörünü tüm resmi kamu kurumlarında her türlü platformlarda temsil ederek, sektöre ait sorunların ve taleplerin takipçisi olmaya devam ediyoruz.

Yeni yönetim olarak kablo sektöründe saptadığınız temel sorunlar nelerdir? Bu sorunların çözümü için planlarınız nelerdir?
Son zamanlarda sektörde, standartlara aykırı üretimlerin ne yazık ki yüksek oranlarda olduğunu tespit ettik. Bu sorunu mutlaka ortadan kaldırmamız gerekiyor. Ülkemizin coğrafi konumu gereği, özellikle de Avrupa, Afrika ve Orta Doğu ülkelerine yakınlığı dolayısı ile, kablo sektörümüzün bölgedeki önemi büyük. Ancak buna rağmen, kalite algısının İngiltere ve Almanya gibi Avrupa ülkelerinden geride olması ve standartlara uygun olmayan üretim yapılması, hem bu ürünleri kullanan kişilerin can ve mal güvenliğini tehlikeye atıyor hem de ülkemizin imajını olumsuz anlamda etkiliyor. Oysaki yaptığımız işin öneminin ve bu işin hem sektörümüze hem ülkemize etkisinin bilincinde olsak çok şey değişir; ancak bu bakış açısıyla, sektörümüzü geliştirebiliriz.

Bu konuyla ilgili olarak, en son 22 Aralık 2017 tarihinde, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yetkilileri ile bir araya geldik. Türk Standartları Enstitüsü (TSE) yetkililerinin de hazır bulunduğu ve Türk Kablo Sektörü’nün içinde bulunduğu durumun görüşüldüğü bir toplantı yaptık. Ayrıca 2018 eylem planını da paylaşma fırsatı bulduk. Derneğimiz’in eylem planı içerisinde; uygunsuz üretim ve dağıtımı engelleyebilmek üzere, güvenlik açısından hayati önem taşıyan kablo sektöründe piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerinin arttırılması, 20 kişiden oluşan özel bir Denetim Ekibi oluşturulması, Kabloder ile Bilim, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı arasında düzenli bilgi alışverişinin sağlanması, bakanlığın kablo sektörünü 2018 yılında “odaklı denetim” kapsamına alması, farklı araçlar ile yapılan testler ve tespit edilen uygunsuzluklar hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi, ALO 130 Şikayet Hattı’nın daha verimli bir şekilde kullanılır hale getirilmesi, 2018 yılının ilk aylarında bir Kablo Çalıştayı düzenlenmesi ve yılın belli dönemlerinde gerçekleştirilecek Periyodik Gözden Geçirme Toplantıları’nda tarafların bir araya gelmesi gibi konu başlıkları yer alıyor.
Bakanlıklar ve kamu kurumları ile yaptığımız yakın çalışmalar kapsamında; son dönemde piyasadaki farklı üreticilerden topladığımız ve test ettiğimiz numunelerin %93’ü standartları sağlamadı. Biz bu numuneleri toplamaya, test etmeye ve sonuçlarını ilgili kuruluşlarla paylaşmaya devam edeceğiz.
Umuyoruz ki, ilerleyen dönemlerde, gerçekleştirdiğimiz bu çalışmaların sonuçlarını hep birlikte göreceğiz. 

İnovasyon, ar-ge, endüstri 4.0 son yıllarda sıkça duyduğumuz kavramlar. Kablo sektörü için bu kavramlar ne ifade ediyor? Türk kablocuları bu kavramların tanımını yapabiliyor mu?
Evet, bu kavramlar son derece önemli ve artık kablo sektörünün tam da içinde yer alıyor. Türkiye inşaat sektörünün son yıllarda gösterdiği büyüme sayesinde, daha yüksek katlı binalara doğru geçişin hızlanması; diğer taraftan Nesnelerin İnterneti ve Endüstri 4.0 gibi gelişen teknolojilerin de devreye girmesi ile birlikte, binalarda kullanılan kablo miktarı giderek artmaktadır; dolayısı ile yanıcı malzeme miktarının artmasına, bunun sonucu olarak da yangın riskinin artmasına sebep olmaktadır. 
Yeni nesil binalarda kullanılan kablolardaki yoğunluğun artmasıyla birlikte, kablolarda en çok aranan özelliklerin başında, kabloların insan can ve mal güvenliğini tehlikeye atmayacak ve yangına karşı performanslarının geliştirilmiş olması, daha çok veriyi daha hızlı ve daha az yer kaplayarak iletebilecek şekilde tasarlanmış olması gibi özellikler geliyor. Kablo sektörü, değişen yönetmeliklere ayak uydurarak, yangına karşı güvenli kablo üretimi için Ar-Ge çalışmaları yaparken, gelişen teknoloji ile birlikte bu dönüşüme ayak uydurabilecek yeni nesil, inovative kablo teknolojilerini de kullanmaktadır. 

Kablo sektörü için ihracat olmazsa olmaz… Dernek olarak bu konuda ne gibi çalışmalar hedefliyorsunuz? Devlet destekli yurtdışı pazar araştırma çalışmaları düşünüyor musunuz?
Türk kablo sektörü, bugün uluslararası standartlardaki üretim teknolojileri, eğitimli işgücü, Ar-Ge çalışmaları ve giderek artan kalite bilinci ile dünya kablo sektöründe rekabet edebilecek ve tüm dünya ülkelerine ihracat yapabilecek seviyeye gelmiştir. Son yıllarda, TÜİK ve TİM gibi kurumlar tarafından yapılan çalışmalar ve istatistiklere göre, Türk kablo sektörünün yurt içi ve yurt dışı satışları toplam büyüklüğü 4-5 milyar USD civarındadır. Yıllık ihracat rakamımızın 2 milyar USD civarında olması ve sektörün yaklaşık %40’lık bir kısmının ihraç ediliyor olması; ülkemizin coğrafi konumu gereği, özellikle Avrupa, Afrika ve Orta Doğu ülkelerine yakınlığı dolayısı ile kablo sektörümüzün bölgede ne kadar önemli olduğunun en büyük göstergesidir. Dernek olarak hem Türk Kablo sektörünün yurt dışı pazarlardaki etkinliğinin artırılması, hem de üreticilerimizin ihracat yapmak istediği pazarlardaki engellerin kaldırılması ve ihracatın kolaylaştırılması konularında çalışmalar yapmaktayız.

Döviz kurlarındaki oynaklık kablo sektörüne nasıl yansıyor? 
Kablo üretiminde kullanılan başlıca hammaddeler arasında bulunan bakır, alüminyum gibi metaller ile PVC, Polietilen gibi polimer malzemeler döviz bazında işlem gördüğü için; döviz kurlarında yaşanan herhangi bir hareketlilik üreticilerin her değişimde yeniden fiyatlandırma çalışması yapmasına sebep olurken; müteahhit, dağıtıcı, proje firması ve son kullanıcıların da her seferinde yeniden bütçe çalışması yapmasına sebep olmaktadır. Maliyetlerin neredeyse %90’ına yakınının döviz, satışların ise TL ve vadeli olduğu bir durumda döviz kurlarının devamlı olarak hareketliliği sektörü olumsuz yönde etkilemektedir.

Eklemek istedikleriniz…
Türk Kablo Sektörü için bir mihenk taşı niteliği taşıyan, CPR’dan (Construction Products Regulation) yani Yapı Malzemeleri Yönetmeliği’nden mutlaka bahsetmek isterim. CPR, 1 Temmuz 2017’de kablolar için kanunen zorunlu oldu. Bu yönetmelik ile beraber, kalite ve güvenliğin seviyesini yükseltmek çok önemli. 1 Temmuz itibariyle, tüm Avrupa Birliği üyeleri ile birlikte, ülkemizde de EN 50575 standardı uygulanmaya başlamış oldu. CPR, tedarik zincirindeki kablo üreticilerinden son kullanıcıya kadar ciddi bir sorumluluk getiriyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı Piyasa Gözetim ve Denetim ekipleri kablo üreticilerini yönetmelik kapsamında denetlemeye başladı ve uygunsuz üretim yapanlara yaptırımlar uygulanıyor. Dolayısı ile her üretici mevzuata uygun üretim yapmak zorunda. CPR ile birlikte, bu standartlara ayak uydurabilen üreticilerin hem ürün çeşitliliğinin hem de ihracat pazarlarındaki şanslarının arttırmasına olanak sağlanıyor.
Daha fazla bilgi için: www.kabloder.org



  FUAR TAKVİMİ