17 Mayıs 2022 Salı

Elcab Kablo

Elcab Kablo

Elcab Kablo Profil Sanayi Ticaret AŞ İhracat Direktörü Hatice Aslandağ:
“Küresel tedarik zincirleri kırılırken global anlamda yaşanan lojistik problemlerine getirdiği çözümlerle tedariki ayakta tutan ülkemizin ihracatında katkımız olmasından kaynaklı büyük bir kıvanç ve mutluluk duymaktayız”

Ürünlerin %40’ını 56 farklı ülkeye ihraç eden Elcab Kablo, ülke ihracatına katkı sunmaya devam ediyor. Elcab Kablo İhracat Direktörü Hatice Aslandağ ile firmaları ve hedefleri hakkında konuştuk.

Ürün çeşitleriniz hakkında bilgi verir misiniz?
1998 yılında İstanbul’da faaliyetine başlayan, ardından 2018 yılında Güney Afrika’nın Durban şehrinde faaliyete geçirdiği üretim tesisi ile ilk yurtdışı yatırımını gerçekleştiren ve 2021 yılında Zonguldak, Çaycuma’da kurduğu fabrika ile üretim ve iş hacmini arttıran firmamız, bahsi geçen bu 3 lokasyonda silikon kablo, cam elyaf kablo, silikon conta, silikon makaron, silikon profil, kablo grubu, sinyal lambası, fişli kablo ve PVC kablo gibi beyaz eşya üretiminde kullanılan çeşitli ürünlerin imalatını gerçekleştirmektedir. Ürünlerimiz ISO 9001:2008, ISO 14001:2005 standartları ile VDE, CE, TÜV, EAC, ROSH ve REACH ürün kalite belgelerinin sorumlulukları dahilinde, geniş makine parkurlarımızda çağın getirdiği teknolojik gereksinimlere uygun yöntemler kullanılarak üretilmektedir. Üretim süreçlerimizde modern test cihazları kullanılmakta olup ürünlerimiz üretim prosesinin her safhasında ve son kontrol aşamalarında test edilerek gerekli standartlar dâhilinde dokümantasyon ve raporlamaları yapılmaktadır. Firmamız misyonunu silikon kablo ve beyaz eşya sektöründe ihtisaslaşmaya yönelik olarak belirlemiştir. Elcab Kablo denilince sadece kablo üretimi yapan bir firma izlenimi ortaya çıkmaktadır. Ancak firmamızın sadece kablo kimliği bulunmamakta olup diğer kimliğimizle de silikon başta olmak üzere farklı kabloların gruplama üretimini yapmakta ve bu ürünleri beyaz eşya yan sanayine tedarik etmekteyiz.  Bu bağlamda sektörde hem silikon, cam elyaf ve PVC kablo üretimi yapan, hem de bu kabloların gruplamasını yaparak müşterilerine her iki alanda çözüm önerileri sunan bir firmayız.

2021 yılını firmanız açısından değerlendirir misiniz? Üretim ve satış anlamında hedeflediğiniz seviyelere ulaşabildiniz mi?
Elcab Kablo olarak satış faaliyetimizi kurmuş olduğumuz 2 ayrı profesyonel ekiple hem iç pazarda hem de dış piyasada sürdürmekte olup ürettiğimiz ürünlerin %40’ını 56 farklı ülkeye ihraç etmekteyiz. İç piyasada hizmet verdiğimiz ana sanayilerin COVID-19 koronavirüs ile kur bazlı ekonomik dalgalanma & resesyonlara karşı gereken önlemleri alarak kontrollü bir şekilde üretim faaliyetlerine devam etmeleri iç piyasa satışlarımızda düşüş yaşanmamasını sağlamıştır. Diğer yandan salgın nedeniyle başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere, önemli ihraç ülkelerimizde görülen eşi görülmemiş boyuttaki pazar ve talep daralmaları ve sınırlardaki karantina önlemleri ihracatımızda pandemi sürecinin başlarında düşüşe neden olmuş ancak ardından navlun fiyatlarındaki artış ile ülkelerin gümrük mevzuatlarına getirdiği kati uygulamalara ek olarak Çin’de yaşanan enerji sorunu sebebiyle çalışma sürelerinin azaltılarak üretim kapasitelerinin düşürülmesi neticesinde Türkiye’nin pastadan aldığı pazar payının genişlemesi ile atağa geçmiştir. Bunun neticesinde ülkemiz geçtiğimiz sene 225,4 milyar dolarlık ihracat hacmi ile büyük bir rekora imza atmıştır. Küresel tedarik zincirleri kırılırken global anlamda yaşanan lojistik problemlerine getirdiği çözümlerle tedariki ayakta tutan ülkemizin ihracatında katkımız olmasından kaynaklı büyük bir kıvanç ve mutluluk duymaktayız.

Döviz kurundaki yükselişi/dalgalanmayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Hammadde ve satış kalemlerinizi hangi yönde ve oranda etkiliyor?
Hammadde fiyatlarında görülen artış tüm sektörleri olduğu gibi içinde bulunduğumuz sektörü de etkilenmiş, bizler de diğer bütün firmaların yaşadığı aynı sorunları yaşamış bulunmaktayız. Küresel alanda yaşanan belirsizlikler ve öngörülemeyen piyasa şartları nedeniyle oluşan bu mücbir sebep programlı hareket etmemizi gerektirmiştir. Stok yönetimi ve operasyonel tecrübesi ile arz-talep dengesinde yaşanabilecek olası değişimlere hazırlıklı olan firmamız kriz yönetim sürecini son derece başarılı bir şekilde yürütmektedir. Döviz kurlarında yaşanan dalgalanma hususuna değindiğimizde ise hem iç hem de dış piyasaya ürün tedarikinde bulunan bir firma olarak iç pazar satışımız ile ihracatımızın dövizde yaşanan gelişmelerden nasıl etkilendiğini iki açıdan değerlendirebileceğimizi söyleyebiliriz. Üretimin gerçekleşmesi için gerekli olan hammadde ve emtiaların tedariki döviz cinsinden gerçekleşmekte ve iç piyasa satışları ise TL cinsiden yapılmaktadır. Bu nedenle iç piyasa satışlarını ele aldığımızda yabancı para birimlerinin karşısında Türk Lirası’nın değer kaybetmesi neticesinde olumsuz bir etkilenme söz konusudur zira söz konusu değişim bilanço ve fiyatlara yansıtmakta bu da iç piyasa satışlarımızda olumsuz bir sonuç doğurmaktadır. Aynı soruyu ihracat faaliyetini göz önüne alarak cevaplandırdığımızda ise iç pazarda anlık değişimleri uygulamaya alma zorluğunun uluslararası piyasada rastlanmaması nedeniyle ve satışlarımızın döviz cinsiden yapılması neticesinde durumun bu anlamda lehimize olduğunu söyleyebiliriz. Ancak yüksek döviz kuru ihracat için gerçekten ciddi bir avantaj olup olmadığı tartışılır bir konudur çünkü ülkemizin makro ekonomisi söz konusu olduğunda girdilerin yurtdışı endeksli ve döviz bazında olması nedeniyle yüksek döviz kurunun ihracatta çok büyük bir avantajı bulunmamaktadır.

2022 ile ilgili öngörü ve planlarınızı paylaşabilir misiniz?
Avrupa’da vakaların beklentilerden de hızlı artmasına ve sağlık sisteminin yeniden zorlanmaya başlamasına neden olan Omicron varyantı ve olası yeni varyantlar küresel insan hareketini tekrar yavaşlatabilir. Havacılıktan turizme, yeme içmeden perakende ve eğlenceye birçok sektör alınabilecek yeni COVID-19 kısıtlamalarından doğrudan olumsuz etkilenmektedir. Tedarik zincirlerinde devam eden darboğazlar da Omicron’la ve olası yeni varyantlarla daha da kötüleşebilir. Bunun yanı sıra küresel ekonomi uzmanlarının görüşü enflasyonun beklenenden daha inatçı hale gelebileceği, yüksek değerlemeye ulaşmış varlık fiyatlarının sıkıntı yaratabileceği, Omicron karantinalarının talebi yavaşlatabileceği, finansman koşullarının zorlaşabileceği, hem pandemi hem de doğa felaketleri nedeniyle rekorlar kıran gıda fiyatlarının 2022’de de yükselmeye devam edeceği, ambargo ve ticaret savaşlarının tekrar alevleneceği, Fransa ve İtalya gibi Euro karşıtı siyasi güçlerin önemli ekonomilerde iktidara gelmesi neticesinde Avrupa tahvil piyasalarındaki sakinliğin bozulabileceği, İngiltere ve Avrupa Birliği’nin Kuzey İrlanda Protokolü yüzünden hala uzlaşamamış olması nedeniyle Brexit sonrası ticari ilişkilerin kötüye gidebileceği ve pandemide kesenin ağzını açan hükümetlerin mali bilançolarını düzeltebilmek için 2022 yılında, 2008’de uygulananın 5 katı büyüklüğünde bir kemer sıkma politikası uygulayabileceği yönündedir. En kırılgan 5 ekonomi arasında yer alan ülkemizin içinden geçtiğimiz bu zor günleri birlik & beraberlik içinde, azalmadan, çoğalarak, birlikte büyüyerek ve güçlenerek atlatmasını umut ediyoruz.