ŞENMAK

ŞENMAKın penceresinden pandeminin plastik makine sektörüne etkileri

1987 yılında küçük bir torna atölyesinde sektöre giren Şenmak, 1995 itibariyle vida ve kovan üretimine başlamış, sırasıyla Bayrampaşa ve İkitelli’nin ardından bugün Hadımköy’deki üretim tesislerinde dünyanın öncü plastik makine üreticilerine vida ve kovan sistemleri üretiyor. Şenmak’ın Hadımköy’deki fabrikası, plastik işleme makineleri alanında yüksek teknolojiye dayalı, katma değerli ürünün temelini oluşturan Ar-Ge odaklı üretim üssü niteliğinde. Türkiye ve Avrupa pazarlarındaki başarısının temelinde yatan nedenlerden biri de budur.

Şenmak’ın geçtiğimiz yıllar itibariyle yüzde 60 ihracatçı konumda çalıştığına dikkat çeken ŞENMAK Genel Müdürü Hüseyin Semerci, 2020 yılında yaşanılan COVID-19 salgını etkisi ile ihracat pazarlarında ciddi bir daralma yaşadıklarına değinerek, dünyadaki tüm üreticilerin benzer senaryoları yaşadıklarına dikkat çekti. Semerci sözlerini şöyle sürdürdü: “Her yıl üretimimizin ortalama yüzde 60’nı ihraç ediyoruz. Bu oranı daha da artırmak için dünyanın pek çok ülkesinde yeni müşterileri referanslarımıza eklemek adına fuarlara katılıyor, iş gezilerine çıkıyoruz. Almanya, Avusturya, Hollanda, İsveç, Finlandiya, Fransa ana ihracat pazarlarımızdan. Dünyadaki tanınan ve itibar gören Batı Avrupalı makine üreticilerinin onaylı ekipman tedarikçisiyiz. 2020 yılı başında da bu yıl için koyduğumuz hedefler geçtiğimiz yılın üstüne çıkmak yönündeydi. Aralık ayında Çin’den başlayarak Şubat-Mart ayları gibi ülkemizle birlikte Avrupa’yı etkisi altına alan Covid-19 salgını, dünyanın bu salgına karşı nasıl tavır alarak yaşamını idame ettireceği, işlerini nasıl sürdüreceği konusundaki tecrübesizliğine, gıda, medikal ve ambalaj sektörleri gibi alanlar dışında tüketimin düşmesine ve endüstrilerde yeni yatırımları erteleme yönüne itti. Ülke sınırlarının kapanması, seyahat yasakları, salgının yüksek seyrettiği ülkelerdeki makine ve ekipman üreticileri dış ticarette zayıfladı ve her ülke kendi iç pazarındaki çözüm ortaklarından acil ihtiyaçlarını giderme arayışına girdi.

Şenmak özelinde ihracatımız, salgının ülkemizde baş gösterdiği dönemden eylül ayına kadar yüzde 50-55’ler mertebesinde düşüşe sebep oldu.
Eylül ayı itibariyle adım adım, haftadan haftaya eski hareketliliği olmasa da pandemi ile yaşama yönündeki alışkanlıklar, yeni normal süreç, endüstrideki oyuncuların işlerine yoğunlaşması gerektiği inancı ile ihracatımızın yükselişine sahne oluyor.

Günümüzde hala Avrupa ülkeleri virüsle mücadele bağlamında sınırlarını tam olarak açmış değil. Bazı ülkeler de ülkeye girişte 14 gün karantina uygulamasını devam ettirdiğinden iş gezileri hala yapılamıyor.

Karantina uygulanan ülkelerde 1 haftalık bir iş gezisi yapmak için üç haftanız ilgili ülkede, bunun ise 2 haftası evde/otelde kapalı geçmek zorunda.
Avrupa’da pek çok ülkede beyaz yaka personel hala evden çalışmaya devam etmekte.
Pazarlamanın ana unsuru fuarların bu yıl gerçekleştirilememiş olması, kimi teknik ve ticari toplantıların online ortamda gerçekleştirilemeyecek düzeyde olması tam verimliliğe ulaşmakta hala önemli bir etken.

Ticarette ise olumsuz senaryoda domino etkisi ile tüm ülkeleri ve sektörleri etkileyecek, hammadde arzından ara malı arzına, tedarik zincirini koparacak, aksatacak, sonuçta maliyetleri de alt üst edecek birçok sorunla yüzleşebileceğimiz bir salgın sürecinden geçiyoruz.

Üretim hacmimiz itibariyle ülkemizde lider, Avrupa’nın beş büyük üreticisi arasındayız. Yaptığımız değerlendirmeler 2019 yılı rakamlarına erişemesek dahi 2020 yılını yüzde 20-25’ler mertebesinde kayıpla kapatacağımızı gösteriyor. İç pazar ise sonbahara ihracattaki hareketlenmeye kıyasla daha hızlı başladı. Geçmiş yılların iç pazar performanslarına benzer bir üretim ve satış grafiği sergiliyoruz. Kaygıların geride kalması, mevcut süreçle yaşama yönünde alışkanlıklar, iç piyasadaki üreticilerin işlerine geri dönmesi ve üretimlerini aksatmadan yapma arzusu bizlere pozitif yansıdı.”