HBK Polimer
HBK Polimer Plastik AŞ Genel Müdürü Hasan Koç:
“2026 yılında gerçekleştirdiğimiz yeni makine yatırımıyla üretim kapasitemizde yaklaşık %30'luk bir artış öngörüyoruz”
Kablo sektöründe farklı kullanım şartlarına yönelik geniş ürün çeşitliliğine sahip olan HBK Polimer, yeni yatırımlarla büyümesini sürdürüyor. HBK Polimer Plastik AŞ Genel Müdürü Hasan Koç ile firmaları hakkında konuştuk.
Firmanızın kablo yan sanayisindeki rolünü nasıl tanımlıyorsunuz? Ana kablo üreticilerinin tedarik zincirinde nasıl bir boşluğu dolduruyorsunuz?
HBK Polimer olarak kablo üreticileri ile hammadde dünyası arasında yalnızca ürün sağlayan bir firma olmanın ötesinde, üreticinin prosesine ve nihai ürün beklentisine uyum sağlayabilen bir kompound üreticisi olmayı hedefliyoruz.
Kablo üretiminde kullanılacak polimerin yalnızca belirli bir standardı karşılaması yeterli olmayabiliyor. Kablonun kullanım alanı, çalışma sıcaklığı, mekanik dayanımı, alev davranışı, çevresel koşulları ve üretim hattının özellikleri farklı çözümler gerektirebiliyor. Bizim burada üstlendiğimiz rol, bu farklı ihtiyaçlara uygun malzemenin geliştirilmesi ve istikrarlı biçimde üreticiye ulaştırılmasıdır.
Kapaklı/Tekirdağ’daki tesisimizde PVC ve HFFR kompound üretimi gerçekleştiriyoruz. Üretimimizin önemli bir bölümünü kablo uygulamalarına yönelik ürünler oluşturuyor. Bunun yanında ürün geliştirme ve Ar-Ge çalışmalarımızla standart ürünlerin yanında farklı teknik beklentilere cevap verebilecek formülasyonlar üzerinde de çalışıyoruz.
Dolayısıyla tedarik zincirindeki boşluğu, kablo üreticisinin spesifikasyonlarına uygun, sürekliliği olan ve teknik açıdan desteklenebilir bir kompound tedariği sağlayarak doldurduğumuzu söyleyebiliriz.
Kablo üreticilerine sunduğunuz temel ürün veya hizmetler nelerdir?
Ana ürün gruplarımız yumuşak PVC, sert PVC ve HFFR kompoundlar. Özellikle kablo sektöründe farklı kullanım şartlarına yönelik geniş bir ürün çeşitliliğimiz bulunuyor.
PVC tarafında farklı sıcaklık ve çevresel koşullara uygun ürünler geliştiriyoruz. Ürün gamımız içerisinde yağ, ısı, soğuk ve UV dayanımı gibi özellikler aranan uygulamalara yönelik çözümler bulunuyor. Bazı ürünlerimizde alev geciktiricilik ve düşük duman yoğunluğu gibi özellikleri de ön plana çıkarıyoruz. HFFR tarafında ise halojen içermeyen, alev geciktirici kompoundlar önemli bir ürün grubumuzu oluşturuyor. Genel amaçlı ürünlerin yanı sıra yüksek ESCR, yüksek alev dayanımı, CPR uygulamaları, esneklik, düşük sıcaklık ve UV dayanımı gibi farklı beklentilere yönelik ürünler geliştiriyoruz. Koaksiyel kablo uygulamalarına yönelik özel ürünlerimiz de bulunuyor.
Bizi farklılaştıran noktalardan biri de tek tip reçeteyi bütün müşterilere uygulamak yerine, uygulamanın gerektirdiği özellikleri dikkate alarak ürün geliştirmeye açık olmamız. Kablo üreticisinin kullandığı makine, proses şartları ve nihai ürün beklentisi doğrultusunda teknik çalışmalar gerçekleştirebiliyoruz.
Ayrıca Wire & Tube Düsseldorf gibi uluslararası sektör organizasyonlarına katılarak hem kablo sektöründeki yeni teknolojileri takip ediyor hem de farklı pazarlardaki üreticilerle doğrudan temas kuruyoruz. 2026'daki Düsseldorf organizasyonunda da yeni iş birlikleri ve stratejik görüşmeler gerçekleştirdiğimizi kamuoyuyla paylaştık.
Tesislerinizde verimliliği artırmak ve maliyetleri düşürmek adına son dönemde ne tür makine, otomasyon veya dijitalleşme yatırımları yaptınız?
Son dönemde yatırımlarımızı yalnızca kapasiteyi artırmak amacıyla değil, üretim sürekliliğini ve proses kontrolünü güçlendirmek amacıyla ele alıyoruz.
2026 yılında gerçekleştirdiğimiz yeni makine yatırımıyla üretim kapasitemizde yaklaşık %30'luk bir artış öngörüyoruz. Mevcut aylık yaklaşık 2.000 tonluk üretim kapasitemizin üzerine çıkmamızı sağlayacak bu yatırım, özellikle artan yurtiçi ve yurtdışı taleplere daha hızlı cevap verebilmemiz açısından önemli.
Bununla birlikte üretim tarafında ekstrüder ve hat performansının düzenli takibi, hammadde ve reçete kontrolleri, proses parametrelerinin izlenmesi ve üretim kayıtlarının düzenli tutulması üzerinde duruyoruz. Güncel üretim ekibi yapılanmamızda da ekstrüder kullanımı, proses yönetimi, makine performansı ve üretim sürekliliğinin özellikle vurgulanması, operasyonel verimliliğin bizim için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
Ar-Ge ve üretim birimlerimize yaptığımız yatırımlarla ürün geliştirme ve kalite kontrol süreçlerini de güçlendirmeye çalışıyoruz. Şirketimizin kendi tanımında da yüksek kaliteli üretim ekipmanları ve güncel makine sistemlerinin kullanımına özellikle vurgu yapılıyor.
Önümüzdeki dönemde yaklaşımımız; daha fazla üretmek kadar, aynı kaynakla daha kontrollü, daha hızlı ve daha az fireyle üretmek üzerine kurulacak. Bu nedenle otomasyon, proses takibi ve verinin üretim kararlarında daha etkin kullanılması bizim açımızdan önemli gelişim alanları.
Firma olarak gelecekte gerçekleştirmek istediğiniz en büyük hedefiniz nedir?
HBK Polimer'in önümüzdeki dönemdeki en önemli hedefini, Türkiye'deki üretim gücünü uluslararası pazarlarda daha güçlü bir marka konumuna dönüştürmek olarak ifade edebiliriz.
Şirketimizin vizyonunda da uluslararası düzeyde tanınan ve sektörde örnek gösterilen bir marka olma hedefi açık şekilde ortaya konuyor.
Bu hedef doğrultusunda üç alanı birlikte büyütmek istiyoruz: ürün geliştirme, üretim kapasitesi ve ihracat.
Özellikle yüksek performans gerektiren HFFR ve özel PVC uygulamalarında ürün gamımızı geliştirmek, müşterilerimizin daha farklı teknik taleplerine cevap verebilmek ve uluslararası standartlardaki ürün çeşitliliğimizi artırmak önceliklerimiz arasında.
Diğer taraftan Avrupa başta olmak üzere yurtdışı pazarlardaki varlığımızı güçlendirmek istiyoruz. Wire & Tube Düsseldorf'a katılımımız da bu stratejinin önemli adımlarından biri. Burada yalnızca ürünlerimizi tanıtmayı değil, dünya kablo sektöründeki değişimi yakından takip ederek yeni iş modelleri ve iş birlikleri geliştirmeyi amaçlıyoruz.
Uzun vadede hedefimiz, müşterinin yalnızca granül aldığı değil, teknik çözüm geliştirmek için başvurduğu bir HBK Polimer modeli oluşturmak.
Eklemek istedikleriniz
Kablo sektöründe önümüzdeki dönemde malzeme teknolojilerinin çok daha kritik hale geleceğini düşünüyoruz. Elektrifikasyonun hızlanması, enerji altyapılarındaki yatırımlar, veri ve iletişim teknolojilerinin gelişmesi ve farklı endüstrilerde kablo kullanımının artması, kompound üreticilerinin de kendisini sürekli geliştirmesini gerektiriyor.
Biz bu değişimi yalnızca daha fazla ürün üretmek şeklinde görmüyoruz. Daha spesifik uygulamalara cevap verebilen, daha sürdürülebilir ve daha yüksek performanslı malzemeler geliştirmek gerekiyor.
HBK Polimer olarak önümüzdeki dönemde Ar-Ge çalışmalarımızı ve üretim altyapımızı bu doğrultuda geliştirmeye devam edeceğiz. Bizim için kalite; ürünün fabrikadan çıktığı andaki özelliklerinden ibaret değil. Hammadde seçiminden üretim prosesine, kalite kontrolünden müşterinin kendi hattındaki performansına kadar bütün sürecin bir parçası.
Bu nedenle hedefimiz, kablo üreticileriyle yalnızca ticari ilişki kurmak değil, uzun vadeli teknik iş ortaklıkları geliştirmek. Türkiye'deki üretim yetkinliğimizi uluslararası pazarlara taşıyarak HBK Polimer'i global kablo sektöründe bilinen ve güvenilen bir kompound markası haline getirmek istiyoruz.